WeCreativez WhatsApp Support
Firuzan Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu
Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?

firuzan@firuzankokten.av.tr     0 232 484 66 91

Category : HUKUKİ GELİŞMELER

TEŞVİK

Torba Kanundan Geriye Yönelik Teşviklerden Yararlanma Olanağı Getirilmiştir

7103 sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 27.03.2018 tarihli Resmi Gazete’nin Mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanunla Teşviklerden geriye doğru yararlanma imkanı getirilmiştir.

Şöyle ki;

a) Daha önce kapsama girdiği halde prim teşviklerinden (örneğin 6111) yararlanmamış işverenlere, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde başvurmaları halinde geriye doğru teşviklerden yararlanma hakkı sağlanmaktadır. Bunun için dilekçe ile başvurulması yeterli olacak, ayrıca iptal-ek prim belgesi düzenlenmesine gerek kalmayacaktır.

Öte yandan, iade edilmesi gereken teşvik tutarları, SGK’dan talep edilecek tarihi izleyen aybaşından itibaren hesaplanacak kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak, talebi izleyen yılbaşından başlayarak 3 yıl içinde ödenecektir.

b) Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemi kapsamak üzere, evvelce teşviklerden yararlanmamış olanlara başvuruları üzerine geriye yönelik 6 ayla sınırlı olarak teşviklerden yararlanma hakkı öngörülmektedir.  (Bu 6 ayın başlangıcı 2018/Ocak ayından eski dönemi kapsamayacaktır)

MAAŞ

Ölüm Aylığı Alan Ve Çalışan Kız Ve Erkek Çocukların Maaşları Kesilmeyecek

7103 sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 27.03.2018 tarihli Resmi Gazete’nin Mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

 

 Ölüm Aylığı Alanlar İçin Yapılan Düzenleme:

Bundan böyle, ilgili kanunlarına göre gelir veya aylık bağlanan hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanlar 5510 sayılı Kanunun 4 (a) maddesi kapsamında sigortalı sayılmak suretiyle çalışabilecekler, ayrıca bu şekildeki çalışmalarından dolayı hak sahibi çocukların ödenmekte olan gelir ve aylıkları kesilmeyecektir.

SGK

SGK İle Anlaşması Olmayan Hastanelerin İşgöremezlik Raporlarının Artık Onaylatılmasına Gerek Yok

Sigortalı çalışanlar, hastalık durumunda aldıkları uzun süreli raporların parasını SGK’dan alabiliyorlar. SGK İle Anlaşması Olmayan Hastanelerin İşgöremezlik Raporları için SGK’dan ödemelerin alınma yöntemleri aşağıda açıklanmıştır.

 

İşgöremezlik Raporu Nedir?

İşgöremezlik raporları; çalışanlar hastalandıklarında çalışamadıkları süreleri doktor/hastane onaylı olarak işverene belgeyen, aynı zamanda bu süreler için SGK’dan işgöremezlik ödeneği alabildikleri raporlardır.

 

Ödenek alınabilmesi için raporun süresine ve niteliğine bakılır. Analık işgöremezlik ve İş Kazası işgöremezlik raporları için süreye bakılmadan raporlu olunan her süre için sigortalıya ödenek ödenirken, bunun dışındaki işgöremezlik raporlarında 2 günü aşan süreler için ödenek verilmemektedir.

 

Raporların üzerinde bazen istirahat raporu, bazen işgöremezlik raporu ifadesi yer almaktadır. İstirahat raporu da, işgöremezlik raporu da aynı anlama gelmektedir. Emekli çalışanlar İş Kazası ve Analık İşgöremezliği haricindeki raporları için ödenek alamazlar.

 

Özel Hastane Raporları

 

 

Özel hastane, sağlık kuruluşu, özel klinik fark etmeksizin SGK ile anlaşmalı olarak çalışan işyerlerinin verdiği raporlar için sigortalı çalışana SGK tarafından ödenek sağlanmaktadır. Anlaşması olmayan sağlık kuruluşlarından alınan raporlardan ödenek alınabilmesi için raporların anlaşmalı hastanelere onaylatılması gerekiyordu. Bu uzun ve zahmetli işlemden 2014 yılından itibaren vazgeçilmiştir.

 

2014 yılında “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile İstirahat Raporunu anlaşmalı hastaneye onaylatma şartı ortadan kaldırıldı. Şart yeniden düzenlenerek “İstirahat raporlarının sözleşmeli ya da sözleşmesiz sağlık hizmet sunucularında Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hekimlerce düzenlenmesi şarttır.” şeklinde uygulamaya konulmuştur. Yapılan düzenleme ile, hastanenin niteliğine göre değil hekime göre raporun ödeneği sağlanacaktır.

 

SGK tarafından 13/08/2014 tarihinde yayımlanan 2014/23 sayılı Genelge’de; Anlaşmasız Sağlık Tesislerince Düzenlenen İstirahat Raporları İçin Onay Şartı Aranmaması düzenlenmiştir.

Hangi Sağlık Kuruluşları İçin Geçerli?

 

Sağlık Bakanlığınca sınıflandırma içinde yer alan,

Artık  SGK ile anlaşması olmayan sağlık kuruluşlarındaki istirahat raporu düzenlemeye yetkili hekimler ya da sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen istirahat raporlarının ödenekleri, anlaşmalı hastanelere onaylatılmasına gerek olmadan alınabilecektir.

 

 İşyeri hekimliklerinin Düzenlediği Raporlar

Ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları hakkında yönetmelik kapsamında açılan özel poliklinikler,

Ağız Ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan ağız ve diş sağlığı hizmeti veren özel sağlık kuruluşları da kapsama dahil edilmiştir.

 

Herhangi bir sağlık tesisine bağlı olmadıklar için özel muayenehane hekimleri tarafından verilen işgöremezlik raporları için ödenek alınamayacaktır. Bu raporların, anlaşmalı ya da anlaşmasız olması fark etmeksizin kapsama giren diğer sağlık kuruluşlarında onaylatılması gerekmektedir.

Anlaşması Olmayan Hastane Raporları Sisteme Nasıl Girilir?

 

Özel sağlık kuruluşu, SGK ile anlaşması olmasa dahi, elektronik ortamda E-Ödenek programı üzerinden raporu Kuruma bildirebiliyor. Bu sitem üzerinden rapor gönderimi için yetki alınması gerekmektedir. Yetki, sağlık hizmet sunucusu hekimlerince Sosyal Güvenlik Merkezlerinden talep edilebilmektedir.

 

SGK ile anlaşması olmayan sağlık kuruluşu hekimi tarafından “Harcama Belgeleri Yönetmeliği” ekinde yer alan matbu Geçici İş Göremezlik Belgesinde yer alan bilgilerin eksiksiz olarak istirahat raporlarına işlenmesi halinde söz konusu raporlar geçerli sayılacaktır.

 

Anlaşması olmayan raporlarda SGK vizite ekranına düşer. Diğer tüm raporlarda olduğu gibi kontrol ettiğinizde raporu sistemde göremediyseniz, her ihtimale karşı mutlaka vizite ekranından manuel olarak da  raporun girişinin yapılması gerekmektedir.02/01/2018

kanun

7103 Sayılı Kanunla Son Üç Aydır İşsiz Sigortalıyı İşe Alınan İşverene Getirilen Yeni Prim Teşviği

7103 sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 27.03.2018 tarihli Resmi Gazete’nin Mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun 42 inci üncü maddesiyle;  ilave istihdam sağlamaya yönelik olarak yeni bir prim teşviki daha sağlanmaktadır.

Bu Teşvikten Yararlanabilmek İçin işçi;

 

 

a) İş-Kur’a kayıtlı işsizler arasından 01/01/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında işe alınmalıdır.

b)  İşe girdiği aydan önceki üç aylık sürede toplam on günden fazla SGK’ya bildirilmemiş olmalıdır.

c) İşçi işe alındığı yıldan bir önceki takvim yılında işe alındığı işyerinden bildirilen sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmalıdır.

İşyerinin;

– İmalat veya bilişim sektöründe faaliyet göstermesi halinde, ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, sigortalının SPEK tutarı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi

 

primlerinin tamamı tutarında;

– Diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde ise, sigortalının asgari ücret üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında, her ay SGK’ya ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanacaktır.

– Bu maddeyle sağlanan prim desteği 2020 yılı Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay süreyle uygulanacaktır. (Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile İş-Kur’a engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanacaktır)

Birinci fıkrada belirtilen bilişim sektöründe destekten yararlanacak işyerlerini, NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasında belirtilen işkolları arasından belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

 

– İşyeri ile ilgili aylık bildirgeler zamanında verilmeli, primler yasal süresinde ödenmeli ve prim borcu olmamalıdır. (Taksitlendirilenler borç sayılmamaktadır)

– Doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması ve benzer nedenlerle bu uygulamadan yararlanmak amacıyla muvazaalı İşlem yapılması halinde bu teşvikler gecikme cezasıyla birlikte geri alınacaktır.

– Yukarıdaki şartların sağlanması kaydıyla kanundaki yararlanma süresini aşmamak üzere, destekten yararlanılmış olan sigortalının destek süresini tamamlamadan işten ayrılıp yeniden işe başlaması halinde, söz konusu sigortalıdan dolayı yeniden işe başladığı tarihteki durumu dikkate alınarak belirtilen sürelerden kalan süre kadar bu destekten yararlanmaya devam edilebilecektir.

– Bu uygulamada Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı hissesine karşılık gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecektir.

 

            -Bu teşvik hükümleri; ihaleli işlerde çalışanlar, SGDP’ ye tabi çalıştırılanlar ve yurtdışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacaktır.

Bu durumda, 5335 sayılı Kanunun ikinci fıkrasında sayılan; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT’ler) ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50′sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda çalışanlar teşvik kapsamına girmemekte, Bankalar veya katılım bankalarınca yapılan ihaleli temizlik, güvenlik vb işlerde işçi çalıştıranlar ise teşvikten yararlanabilecektir.

-1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında SGK’ da ilk kez dosya açılan işyerleri ve daha önce dosya açıldığı halde ortalama sigortalı sayısının hesaplandığı yılda sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle SGK’ya prim belgesi verilmeyen işyerleri, aranılan şartlar sağlanmak kaydıyla, 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa sigortalı bildiriminde bulunulan ayı takip eden üçüncü aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden itibaren bu destekten yararlandırılacaktır.

-Yersiz yararlanılan destek tutarı işverenden gecikme zammı ile birlikte geri alınacaktır.

-Bu teşvikten yararlanmakta olan işverenler, bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamayacaktır.

-Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.

-Bu teşvik hükümleri, 01.01.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.  Ancak 2018/Ocak ve Şubat ayları için (geriye yönelik) ek bildirge düzenlenmesi gerektiği düşünülmekle birlikte, bu hususta SGK’nın yayımlayacağı açıklamayı beklemekte yarar görülmektedir.

 

aile hekimi

Aile Hekimine Verilen Ceza Puanı Sonunda Sözleşmenin Feshi

Aile Sağlığı Merkezi’nde yapılan denetimde kırmızı ve yeşil reçeteye tabi ilaçların mevzuat hükümlerine uygun kilit altında tutulmadığı tespit edilmiş ve bu husus tutanak altına alınmış, ve görev yapan Aile Hekimi “Yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçları usülüne uygun muhafaza altına almamak” fiilinden dolayı 10 (on) ihtar puanı ile cezalandırılmıştır. Aile Hekimi tarafından 10 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Danıştay temyizen incelediği davada, öncelikle Aile hekimlerine ve ilgili durumlarda aile sağlığı elemanlarına verilen ihtar puanlarının disiplin yaptırımı niteliğinde bir işlem olduğunu ve bundan dolayı bu işlemin de Anayasal ve yasal düzenlemelerde disiplin yaptırımları için belirlenen ilke ve usullere uygun olarak tesis edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Danıştay devamında, Disiplin yaptırımı niteliğinde olmanın bir sonucu olarak dava konusu işlemin tesis edilebilmesi için adil yargılanma hakkının bir gereği olarak tarafsız bir soruşturmacı tarafından yürütülmesi, lehte ve aleyhte tüm delillerin toplanması, varılacak hukuki sonucun ilgiliye bildirilerek ilgili kamu personeline kendini savunması için olanak sağlanması ve tüm bu usulleri kapsayan bir soruşturma sürecinin işletilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

 

Bu açıklamalar sonrasında Danıştay dava konusu işlemin; usulüne uygun şekilde soruşturmacı tayini yoluyladavacının ihtar puanı verilmesini gerektirecek bir eylemde bulunup bulunmadığı araştırılarak, düzenlenecek soruşturma raporunda getirilecek teklife göre kurulması gerekirken, bu usule uyulmaksızın, davacının savunması alınmak suretiyle yazılı olarak ihtar edilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

 

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

 

Esas No : 2016/4202

Karar No : 2017/8119

Karar Tarihi: 20.12.2017

 

İsteğin Özeti : İdare Mahkemesince verilen 08.05.2015 günlü, E:2015/44, K:2015/481 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

 

Cevabın Özeti : Temyizi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

 

Danıştay Tetkik Hakimi : Aksel Teker

 

Düşüncesi : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 01.08.2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin, Dairemize iletilen dosyada işin gereği düşünüldü:

 

Dava; …….ili, ……..Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, kırmızı ve yeşil reçeteye tabi ilaçları usulüne uygun muhafaza altına almamak eyleminden dolayı 10 (on) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin 19.12.2014 tarih ve 319 sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 29.12.2014 tarih ve 7147 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

 

Isparta İdare Mahkemesinin 08.05.2015 günlü, E:2015/44, K:2015/481 sayılı kararıyla; olayda, dosya içeriği bilgi ve belgeler ile Aile Hekimliği mevzuatının ilgili hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının kırmızı ve yeşil reçeteye tabi ilaçları mevzuat hükümlerine uygun kilit altında tutmakla yükümlü olduğu, ancak bu yükümlülüğe uymadığının yapılan denetimde ortaya çıktığı, ceza verilmesine sebep olan fiili işlediği delilerle ortaya konulduğundan, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

 

Davacı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

 

30.12.2010 tarihli ve 27801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmeliğin adı 16.04.2015 tarih ve 29328 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği şeklinde değiştirilmiştir.) “Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi” başlıklı 14. maddesinin, dava konusu ihtar puanının verilmesine dayanak oluşturan fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan halinde;

 

“(1) Ek (2)’de yer alan fiilleri işleyen sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerine ve ilgili durumlarda aile sağlığı elemanlarına, tespitin mülki idare amirleri ve il sağlık müdürleri veya bunların görevlendireceği personelce yapılması halinde vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık tarafından yapılması halinde Bakanlıkça, fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır. Bakanlıkça yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir.

 

(2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Bakanlığın verdiği ihtarlara karşı ise müsteşara itirazda bulunabilir. İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir.

 

(3) Bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaşması halinde sözleşme, ilgili vali tarafından sona erdirilir.

 

(4) Sözleşmeleri ihtaren sona erdirilen aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, bir yıl süreyle yeniden sözleşme imzalamak üzere talepte bulunamaz.

 

(5) Bir sözleşme dönemi içinde ihtar puanlarının yüz puana ulaştığının, sözleşme dönemi sona erdikten sonra tespit edilmesi halinde, tespit tarihinde geçerli olan sözleşme sona erdirilir.

 

(6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılır. En geç iki ay içinde gerekli işlemlerin başlatılmaması, gerekli işlemlerin altı ay içinde sonuçlandırılmaması veya ihtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi halinde, ihtar verme ve devamında sözleşmeyi sona erdirme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

 

Kuralına yer verilmiştir.

 

Aile hekimlerine verilen ihtar puanlarının anılan Yönetmelik ile belirlenen fiillere karşılık gelen yaptırımlar olması ve sözleşmenin feshine neden olduğu gözönüne alındığında, bunun disiplin yaptırımı niteliğinde bir işlem olması ve bu işlemin de Anayasal ve yasal düzenlemelerde disiplin yaptırımları için belirlenen ilke ve usullere uygun olarak tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Bu ise, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, tarafsız bir soruşturmacı tarafından yürütülecek, nesnel sonuçlara varılması için lehte ve aleyhte tüm delillerin toplanacağı, bunlar esas alınarak varılacak hukuki sonucun bildirilerek ilgili kamu personeline kendini savunması için olanak sağlanacağı bir soruşturma ile mümkünolabilecektir.

 

Dosyanın incelenmesinden; …… ili, ……… Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacının, yapılan denetimde kırmızı ve yeşil reçeteye tabi ilaçların mevzuat hükümlerine uygun kilit altında tutulmadığının tespit edilmesi ve bu hususun tutanak altına alınması üzerine Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca, anılan Yönetmeliğin (Ek 2)’de yer alan “Yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçları usülüne uygun muhafaza altına almamak” fiilinden dolayı 10 (on) ihtar puanı ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda, usulüne uygun şekilde soruşturmacı tayini yoluyla davacının ihtar puanı verilmesini gerektirecek bir eylemde bulunup bulunmadığı araştırılarak, düzenlenecek soruşturma raporunda getirilecek teklife istinaden ve savunma alınmak suretiyle işlemin kurulması gerekirken, bu usule uyulmaksızın, davacının on (10) ihtar puanı ile cezalandırılması yolundaki dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

 

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, İdare Mahkemesince verilen 08.05.2015 günlü, E:2015/44, K:2015/481 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Aynı yönde verilen diğer karar: Danıştay 2. Daire, 20.12.2017 tarih ve E. 2017/761, K. 2017/8157 sayılı Karar